|
Alternatif
müziğe yeni bir soluk daha getiren, son dönemde çoğu organizasyonun
listesinde ilk sıralarda yer alan, genç ve enerjik Direc-t
grubu elemanlarından Bilge Kösebalaban'la grubun yeni
projelerini ve onun finansal konulardaki deneyimlerini
konuştuk.
Bu aralar Direct-t programında neler var? Konserler
dışında yeni projeleriniz var mı?
Senelerdir hem stüdyoda hem de barlarda çaldığımız İngilizce
parçalara bir demo kayıt yapmak istiyoruz. İlk sırada
ise; 'Wooden Love'ın da Fransızca versiyonuna -daha önce
bir ev kaydı sitemizde vardı- iyi bir kayıt yapıp Fransa'daki
bir label'a yollamak yer alıyor. Aynı şekilde çaldığımız
Beatles, Nirvana parçalarını da kaydetmek istiyoruz.
İkinci albümünüz "Olympos-kırılmış bir dalga
gibi" için aldığınız tepkiler nasıldı? İlk albümle
kıyaslandı mı yoksa daha çok kendi adına mı değerlendirildi?
Tabii ki kıyaslandı. Gelen tepkilerin çoğu çok olumlu.
Herkes iki albümün ayrı seslere sahip olduğu konusunda
hemfikir. Her iki albümü de beğenen büyük bir kitle var.
Bu albüm daha üç kişilik bir albüm oldu; daha akustik
ve kullandığımız enstrümanlar daha çeşitli... Ama her
iki albüm de bizim çocuğumuz ve ikisiyle de gurur duyuyoruz.
Her albümde müziğimizde yeni fikirlerin izleri olacak
sonuçta.
Son
dönemde rock'ın gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yükselişte gibi görünüyor ama bu boşluktan da kaynaklanabilir,
sizce kalıcı bir çıkış evresi mi bu?
Evet bence de yükselişte. Bu böyle sürecek sanırım. Pek
çok yeni isim mükemmel işler yapıyor ve ben çok umutlanıyorum
Türk Rock müziği adına. Bu noktada da grupların beste
yapmaya daha fazla yoğunlaşması gerektiğini düşünüyorum,
en azından cover yapmak yerine yeni şeyler üretmek rock
müziği adına daha iyi bir yatırım benim gözümde. Birçok
adı bilinmeyen, albümü olmayan grubun bence bu rock'ın
yükselişinden de güç alıp, demolarını kaydedip, müzik
şirketlerine götürmelerini tavsiye ederim. Çünkü bunun
tam zamanı. Diğer yandan pop hiçbir zaman bitmeyecek belki
ama popun alçalışta olduğunu da görüyoruz. Sonuç olarak;
yeni nesil kendi dilinde "kaya" seviyor demek
çok yanlış olmaz. Özellikle de buna birebir Rock'n Coke
Festivali'nde şahit olduk. Gelen kalabalık, gruplar ve
atmosfer bunu gösteriyor.
Son dönem çıkan gruplardan kimleri beğeniyorsunuz?
Kimleri daha kendinize yakın hissedip kimleri daha yapay
buluyorsunuz?
İhtiyaç Molası, Deja-Vu, Çilekeş, Mor ve Ötesi, Teneke
ve Kesmeşekerin albümleri ve çıkması gereken Cemiyette
Pişiyorum ve Deli Gömleği, Anima albümleri var. Yapay
isimleri hiç telafuz etmek istemiyorum, çok sayıdalar
belki ama kötüler her zaman silinip gidiyor diye düşünüyorum.
Önemli olan burda müzik şirketlerinin iyi isimleri bulup,
oldukları yerden çıkarmaları ve onlara yatırım yapmaları...
Gruplar harcanmasın!
Beraber çalışmayı düşündüğünüz/istediğiniz isimler
var mı?
Örneğin yeni albümde Mor ve Ötesi'nden Harun Tekin'le
beraber söyledim 'Git' adlı parçayı. İhtiyaç Molası'ndan
Tolga Çebi de iki albümde keman çaldı, konserlerde bizimle
çalabilir. Aynı şekilde 'Git'te çalan Tuncay, Anima'dan,
o da konserlerde bize eşlik edebilir. Bu grupları çok
seviyoruz ve onlarla her zaman birlikte bir şeyler üretmeye
açığız.
Direc-t
olarak en büyük hayaliniz nedir?
Yurt dışındaki yanlış Türkiye imajını düzeltmek için müzik
adına elimizden geleni yapmak. Bunu bütün sevdiğimiz Türk
gruplarıyla beraber yapmak.
Sizi sanatçı olarak neler, nereler, hangi mekanlar
besler?
Kelebekler Vadisi, Taksim, Olympos, Moda, Bahariye, Adana,
Ankara, İzmir. Acı, öfke, neşe, aşk, hızla geçen zaman
ve yalnızlık.
Bir festival düzenleyecek olsanız line-up'a kimleri
alırdınız?
Tabii ki çok hayali bir cevap olacak.
Kesinlikle ama zaten senden istediğimiz de bu, sınırlar
yok ve kendi festivalini hayal et...
Yabancı: Pearl Jam, Presidents Of USA, Foo Fighters, Green
Day, Red Hot Chili Peppers, Incubus, Moloko, Dredg, Tool,
Aerosmith, Michael Jackson, Paul Mccartney, Rolling Stones,
Cake..
Yerli: İhtiyaç Molası, Deja-Vu, Çilekeş, Mor ve Ötesi,
Teneke, Kesmeşeker, Cemiyette Pişiyorum, Deli Gömleği,
Anima, Tamburada.
Kimin ön grubu olarak sahne almak isterdiniz?
Pearl Jam, Cake ya da Presidents Of USA'in ön grubu olmayı
çok isterdik.
Müzikal geçmişiniz ve seçimlerinizi konuştuk, sıra
biraz da finansal konulardaki deneyimlerinizi konuşmaya
geldi ancak bu soruları ne yazık ki verilen arka arkaya
konserler sonrasında grup elemanlarının tatilde olması
nedeniyle Bilge sana soracağım. İlk paranı ne zaman ve
nasıl kazandın?
Çocukken Osmaniye'de, bizim bahçenin önünde bir gün kayısı
sattım. Grupça da ilk 1999 yılında Taksim'de bir barda
çalarken para kazandık.
İlk ne aldığını hatırlıyor musun?
Tabii ki çocukken bakkaldan abur cubur.
İlk kredi kartını kaç yaşında aldın?
1998'de üniversitelilere verilen bir karttı.
İlk büyük alışverişin ne oldu kartınla?
Limiti düşüktü. Sanırım bir Converse ayakkabıydı.
Bütçe yapıyor musun? Yapıyorsan, yaptığın bütçeye
uyuyor musun?
Genelde kazandığımızı çok kısa sürede harcıyoruz. Alex
evli olmasına rağmen o daha dikkatli bu konuda.
Elinde limitsiz bir kredi kartın olsa neler yapardın,
alırdın?
Bir dünya turu kesinlikle, sonra da işbaşı tabii borcu
ödemek için...
Parayla/finansla ilgili unutamadığın bir anın var
mı?
O kayısı satışlarından kazandığım parayla bakkaldan aldığım
abur cuburun verdiği zevk. Babamın çocukken bana verdiği
kartonsan senetlerimin yıllar içinde çok fazla yavrulaması
da ilginçti. Interrail yaptığımız sene (ben ve bir arkadaşım)
sokakta çalarak kazandığımız para ile nerdeyse tüm ihtiyaçlarımızı
gidermiştik.
Son olarak düşük bütçeli eğlence tavsiyeleriniz var
mı?
Modada bir çay, Adalar'da bisiklet kiralamak (İstanbullular
için)... Tüm arkadaşları eve toplamak, DVD ve içecekleri
onların getirmesini istemek... Eğer müzisyenseniz ve sokakta
çalma deneyimine açıksanız da çalarak hem eğlenir, hem
kazanırsınız.
|